latest posts. Yaşam. Hedef Koyup Onlara Ulaşmanın Yolları
Yine de bu kötü alışkanlıklardan kurtulsan iyi olur! 6. Bir Temizleme Rotası hazırlayın. Duş giderinizi tıkayan saçlara aldırış etmeyebilirsiniz, ancak ev arkadaşlarınız olabilir. Alternatif olarak, ev arkadaşınız banyo zemininde oturan kirli çamaşır yığınıyla ilgili bir sorun görmeyebilir, ancak bu sizi
-bir programın Nüfusun genel önceliklerine nasıl uyduğu,-belirli bir ülkedeki spesifik ihtiyaç ve koşullarla alakalı olması,-başvuranın demokratik bağlılığı ve tecrübesi. TARIHLER VE SON BAŞVURU TARIHLERI. 16 Mart 2018 (2018 Yılı İlk Başvuru) 22 Haziran 2018 (2018 Yılı İkinci Başvuru) UYGULAMA GEREKSINIMLERI
İyi bir Youtuber nasıl olunur? Bunun tek yolu tabiki sadece bir kanalınız olması değildir. Tabiki de videolarınızı başka sosyal medya platformlarında paylaşabilirsiniz ve paylaşmalısınız da; ama kanalınızı asıl temsil etmesi gereken mükemmel bir video web sitesidir .
13İyilik yapın. İyilikler yapıp iyi bir enerjiye sahip olmak size yine iyilikle geri dönecektir. İçinde yaşadığınız toplumun bir parçası olun, size kıyasla daha az şansa sahip olanlara yardım edin veya başkalarının da başarılı olmasına yardımcı olun. Unutmayın, kendinizden verdiğiniz ölçüde kazanırsınız.
cash. Emekli anayasa profesörü ve Marksist bilim insanı Cem Eroğul’un torunuyla sohbeti, on yılların birikiminden damıtılmış bilgiyi sunuyor okuruna. Salt bilgi verdiği için değil, nasıl düşünülmesi gerektiğini anlatmaya çalıştığı ve konulara ilişkin merak uyandırabildiğinden çok sevdim bu sohbeti. Milli eğitim tornası ve çocukluktan itibaren muhatap olunan irili ufaklı dişliler, hem kendi hem de başkalarının hayatını çekilmez hale getiren, dünyasının biricikliğine iman etmiş, sorgulamayan, dinlemeyen, uzlaşmayan insan yetiştirmek hedefi üzerine inşa edilmiş gibi. İyi okullar, iyi öğretmenler, köklü kurum ve gelenekler istisnaları temsil ediyor. Bu vahameti yalnızca ekonomik’ az gelişmişlikle açıklamak mümkün değil. Devlet ve toplum katlarında on yıllar boyu harcanan büyük emeğin ürünü. Varılan yerde, ülkesi ve toplumu için çalışmak isteyenlerin değil, ilk fırsatta yurt dışına gitmeyi planlayanların toprağına dönüştü Türkiye. Herkes için zor bir yer burası. Ancak pek çok deneyimin biraz da el yordamıyla edinildiği çağdaki bir insan için, hakikaten tahammül etmesi daha da güç. Büyüyen gelir uçurumu genç insanların umutsuzluğunu daha da derinleştiriyor. Dünya ile temas kurabileceği eğitim fırsatına sahip küçük bir azınlık ile yaşamını özenerek ve öfkelenerek geçirmek zorunda kalan büyük bir genç nüfus! Bizde “eğitim şart” ifadesi genellikle espri konusu olur ve bunun nedenleri de herkesin malumu. Ancak ifadedeki tartışmalı yanlar ve dile getirenlerin eğitimli’ oldukları vehmi bir yana, düzgün’ bir eğitim hakikaten şart! İnsan kalabalığının, birbirinin dilinden iyi kötü anlayan ve bazı ortak değerler üzerinde oydaşmış bir topluma’ dönüşmesinin koşullarından biri bu. Düzgün’ eğitim ile kastım şu Eğitim ideoloji yüklü bir sözcük. Bir siyasal ideolojinin gereklerini benimsetmenin de kuşkusuz en güçlü aracı. “Ağaç yaşken eğilir” kadar doğru söz az bulunur. Okul eğitimi toplumsallaşmanın tek yolu değil, ancak en can alıcı evresi. Sistemin adı milli’ olsa da, bir eğitim tarzı ancak evrensel ilkeleri ve bilgiyi temel alıyorsa, burada kastedilen düzgün’ sıfatını hak eder. İnsanın parçası olduğu kültürü kavrayıp onun değerini bilmesi de ancak diğerlerinden’ haberdar olmasıyla mümkün. Bakın, bugün Türkiye’de inanmakta zorluk çektiğimiz, sinirimizi altüst eden ve kültür faciaları’ başlığı altında toplayabileceğimiz uygulamaların bir nedeni de, müsebbiplerinin dünyadan habersizliği, içe kapalılığı, evrensel olana yönelik korkuları. Genel anlamda insana değer veren biri, kendi insanını sevebilir. Toprak seven biri, kendi toprağını koruyabilir. Özgürlük kavramından haberdar olan biri, kendisinin ve başkalarının özgürlüğü üzerine titreyebilir. Aksi takdirde, senin toprak gördüğün yerde, o bina ve santral görür. Mesele bu. Dolayısıyla düzgün’ eğitim ancak evrensel’ bilgi üzerine inşa edilebilir. Evrensel olan ile ilgilenmek ise sol’ düşüncenin iddiası. Burada sol’ ile bir partiyi, topluluğu değil; yaşama bakılan yeri, bir iddia ve kavrama isteğini/becerisini kastediyorum. Sağın içe kapanmacı, milliyetçi, her gün aynanın karşısına geçip kendine bir kez daha hayran olan çaresizliğine karşı, solun açıklık’ ilkesini. Nitekim milliyetçilerin-dindarların saygı duyduğu isimler hakkındaki düzgün’ çalışmaların da sol’dan çıkmış olması rastlantı değil. Bu arada, milliyetçi sol’ diye bir şey olamayacağını, böyle bir acayipliğin imkânsızlığını söylemeye herhalde gerek yok. Bol tuzlu ve acılı yaş pasta’ kadar anlamlı! İşte o düzgün’ eğitim, ancak milliyetçi ve din soslu hamasetten’ kaçınmakla mümkün. Yalnızca Türkiye açısından değil, her ülke açısından aynı durum söz konusu. Bu satırı okuyup yazarına küfredenler, son derece gayrı milli bulanlar olduğunun farkındayım kuşkusuz. Kendileri bilir, bu bir tercih. Bugüne dek yapıldığı gibi devam edildiğinde ortaya 2020 Türkiye’si çıkıyor. 15’inci yüzyıl dünyası ve Avrupa’sı hakkında bir şey bilmeyen ya da bilgisi Malkoçoğlu filmlerinden ibaret olan bir öğrencinin, Fatih Sultan Mehmet’i anlama ihtimali yok. Vatan Caddesi’ne gider, surlara bakıp Ulubatlı’yı hayal ederek göz yaşı döker, bu başka mesele. Dünya ile bağ kurabilen yurttaş mı, yoksa koluna taktığı tencere kapağı ile Diriliş Ertuğrul seyrederken koltuğun üzerinde zıplayan yurttaş mı? İkinciyi yetiştirip, ilkine sahip olan ülkelerin bizi kıskandığına inanmak… Tahmin edersiniz, bu satırlarda bir küçümseme yok. Sonsuza dek tekrar etmeli; hepimiz koşullarımızın ürünüyüz. Bir şey bilmemek, bilmeyenin kusuru değil çoğu zaman. Bu yüzden, çalışıp didineni çoğu zaman umutsuzluğa da sevk etse emek harcamaktan bir an olsun vazgeçmemeli. Enayice bir emek olmalı bu. Yıllarca birinci sınıflara derse girdim. O yıllar boyunca, ben birinci sınıftayken nasıl da pek çok şeyden habersiz olduğumu bir an olsun unutmadan anlatmaya çalıştım konuları. Türkiye’de üniversite birinci sınıf dersleri bana kalırsa sunduğu kuru bilgi dışında, çok daha hayati öneme sahip. Alanı ne olursa olsun her okulun’ ilk sınıfta bazı dersleri mutlaka ortaklaşa sunması gerektiği kanısındayım. Her üniversite öğrencisi temel bilim alanlarının en öz bilgisine’ sahip olmalı. Bir hukukçu temel matematikten, bir fen bilimci Roma Hukuku’ndan haberdar olmalı. Mümtaz Soysal’ın o meşhur cezaevine girmesine neden olan Anayasaya Giriş kitabının ilk sayfası bu konuya ayrılmıştır. Hoca amacını şöyle açıklar “Üniversite kürsüsüyle üniversite sıraları arasındaki boşluğu doldurmak, şatoları yığınlardan ayıran hendekleri doldurmak. Ortaöğretim kurumlarını bitirip fakültelere gelen genç insanların sorunları kavramaya hangi noktadan başlayabilecekleri ve neleri sindirip neleri sindiremeyecekleri konusunda pek gerçekçi olmayan varsayımlar hayli yaygın. Öğreticiler, öğrencilerin düzeyinden uzaklaştıkça, özellikle Türkiye gibi bir ülkenin koşullarından ötürü henüz tam bir sindirme yeteneği kazanamamış körpe kafalar, birden bire büyük engellerin önünde buluyorlar kendilerini…” Soysal, öğrencilerin yetersizliğinin onların hatası olmadığını, bu gerçeği yok saymanın Türkiye’nin eğitim sorunlarından birini tümüyle çözümsüz bırakacağını belirttikten sonra eserini, bir “açma ve alıştırma” kitabı olarak tanımlıyor. Asıl halkçı’ yaklaşımın böyle olabileceğinin altını çizerek. Yürekten katılıyorum bu satırlara. İnsan küçümsemek yerine, düzgün bir eğitim verilmediğini, insanca koşullar oluşturulmadığını kabul edip eksiklikleri gidermeye çalışmak, kuşkusuz çok daha anlamlı ve gerekli. Çoluk çocuğunu başka seçeneği olmadığı için bu eğitim tornasına emanet etmek zorunda kalan aklı başında insanlar kendilerine müfredat dışında’ da çıkış yolları arıyor haliyle. Okul dışı merak geliştirmek, sanatla tanıştırmak, spora teşvik etmek, kültür gezileri vs. Bunları yapabilenlerin yine de azınlıkta kaldığını, milyonlarca çocuğun aynı şansa ulaşamadığını unutmayalım. Bugün size tanıtmak istediğim kitap Yordam Kitap’ın son derece yerinde girişiminin parçası. Yordam, gençler için bir seri hazırlığına girişmiş “Gençlerle Baş Başa.” Şu ana dek sosyalizm, kapitalizm, yapay zekâ ve insan olmak hakkında dört kitap yayınlanmış. Her biri konusuna hakim yazarların elinden. Benim kısaca söz edeceğim kitabın başlığı “İnsan Olmak.” Cem Eroğul’un torunu Kuzey ile insan olmak’ üzerine zevkli sohbeti. Su gibi akan, her sayfasında gerekliliğine’ bir kez daha kanaat getirdiğim bir çalışma çıkmış ortaya. Gençlerle Baş Başa İnsan Olmak, Cem Eroğul, Yordam Kitap, 128 syf, 2020 Kapağında insan olmak’ yazıyor olsa da başlık yanıltmasın; aslında özet bir uygarlık tarihi bilgisi üzerinden yurttaşlık el kitabı olarak kurgulanmış gibi. Emekli anayasa profesörü ve Marksist bilim insanı Cem Eroğul’un torunuyla sohbeti, on yılların birikiminden damıtılmış bilgiyi sunuyor okuruna. Salt bilgi verdiği için değil, nasıl düşünülmesi gerektiğini anlatmaya çalıştığı ve konulara ilişkin merak uyandırabildiğinden çok sevdim bu sohbeti. Yalnızca olup biteni değil, olay ve olguların nedenlerini kurcalıyor dede torun! Bilimselliği, kafa karışıklığının’ ne denli değerli ve gerekli olduğunu hatırlatarak aktarıyor Dede’ Cem Eroğul. Torunu Kuzey de zamane genci tabii, akıllıca sorular sormuş. Hoca’nın çoklukla temel kavramları anlatması gerekmiş Kuzey’e ve soyut kavramları tarihsel bağlam içinde aktarmak, ancak ömür boyu onlar üzerine düşünüp gençlere aktarmış birinin altından kalkabileceği bir durum. Hakikaten de bir şeyleri soyutluk düzeyinde tanımlamaya çalışmak bir yandan son derece güç, diğer yandan düşünebilmek’ için o ölçüde gerekli. Tarih nasıl ilerledi, insan nasıl insan oldu, o insan ne zaman sömürülmeye başlandı, toplum, devlet ve kurumlar nasıl ortaya çıktı, birey düşüncesi hangi aşamada doğdu, birey ve toplumun karşılıklı belirlenim hali, insan hakları kavramının tarihi, insan ve toplum ile üretim biçimleri arasındaki ilişki, kapitalizmin gereksinim duyduğu toplum ve insan tipi, günümüzde insanın durumu, dizginsiz sömürünün güncel nedenleri, insan gibi yaşama umudu, umudun gerçeğe dönüşmesi için yapılması gerekenler, iklim krizi, dünyadaki dehşet verici gelir uçurumu ve hatta İstanbul Sözleşmesi… Yukarıda da vurgulamaya çalıştığım gibi, yalnızca tarih bilgisi vermiyor Eroğul. Daha nadir bulunan bir şey yapıyor Düzgün’ düşünmek için ipuçları ve öneriler sunuyor satır aralarında. Kendi ifadesiyle, olgulara “ya şu ya da bu” değil, “hem şu hem de bu” diyerek bakmayı salık veriyor. Her tür saflık/mutlaklık iddialarına mesafeli olmak, ancak bunu yaparken baskın’ eğilimleri ve bitip tükenmeyen dönüşümü/hareketi de gözden uzak tutmamak. Cem Eroğul, şu umutlu cümleyle bitiriyor sohbeti “…Bütün bunları başarmış olan bir canlı türünün, kendi kendini insan gibi yönetmeyi asla başaramayacağı nasıl savunulabilir ki? Gerçek şudur ki, Kuzeyciğim, nasıl ki insan geçmişte hep kendi mimarı olmuşsa, gelecekte de kendisini yaratmasını bilecektir.” Dede’nin, torunu Kuzey’e verdiği yanıtlar, bıkıp usanmadan anlatmanın ve tükenmez bir görev duygusuyla emek harcamanın nasıl gerekli ve saygıdeğer bir yol’ olduğunu hatırlatıyor okuruna…
Yaşamınızın devamını geçirmek için gözünüzü başka ülkelere diktiyseniz, “Nasıl başka ülkenin vatandaşı olabilirim” diye düşünüyorsanız, hangi ülkede sizi neler bekliyor, buyrun anlatayım! Herkes çeşitli nedenlerden diğer bir ülkeye göç etmek isteyebilir ve bu yalnızca tabi ki o kişiyi ilgilendirir. Fakat başka ülkede yaşamak, orada çalışmak ve oranın kültürünün bir parçası olmak apayrı bir şey. Bunun için de daha önce bazı koşulları kabul etmeniz gerekmektedir. Sonrasında ise esasında yapacağınız fazla bir şey yok. Çoğunlukla, paranız var ise rahatlıkla diğer bir ülkenin nüfusuna dahil olabilirsiniz. İsterseniz, başka ülkeye vatandaşlık başvurusu nasıl yapılır vebaşvuruiçin önemli olan şeyler neler size söyleyeyim! 1- Amerika Birleşik Devletleri Güvenlik önlemlerini bir hayli yoğunlaştırmış olan Amerika'ya bu konuda müracaat yapabilmek için ile dolar arasında paranız olması gerekli. İki seçeneğiniz var Ya 1 milyon dolar değerinde bir şirket kurmalısınız yada Amerika'nın belirlemiş olduğu bölgelere 500 bin dolarlık yatırım yapmalısınız. Yatırımınızı yaptıktan sonra beş yıl bekliyorsunuz ve sonrasında Amerika size tamamdır diyor. 2- Kanada Kanada'da vatandaşlık almak için; en az 3 yıl resmi oturma izniyle Kanada'da yaşamış olmanız lazım. Ama bununla bitmiyor maalesef. Ülkeye dolarlık yatırım yapmanız gerekmektedir. Bunların yanı sıra bir de dolar değerinde varlığınızın olduğunu da ülkeye ispatlamanız gerekiyor. 3- İspanya İspanya biz Türkler için avantajlı. Zira bizlere çifte yurttaşlık veren ülkeler hangileri, diye sorarsanız, size İspanya'yı gösterebilirim. Hem hem de İspanya vatandaşı olma şansınız var. Üstelik ekonomik kriz ile boğuştuğu için bu konuda istekliler. Euro değerinde bir taşınmaz gayrimenkul alarak İspanya ile çifte vatandaşlık elde edebilirsiniz. 4- Hong Kong Hong Kong saydığım diğer ülkelere göre biraz değişik bir tutum sergiliyor bu yurttaşlık alamıyorsunuz. Ancak ülkeye getirdiğiniz yatırımla birlikte oturma ve çalışma izni alabiliyorsunuz, bu da epey bir hakkı yanı sıra getiriyor aslında. Bunun için de ortalama olarak 1 buçuk milyon dolarınızın olması gerekli. 5- Bulgaristan Bulgaristan da vatandaşlık için az para istemeyen ülkelerden. Başvuru için evvela 1 yıllık oturma izninizin olması gerekli. Bununla birlikte bir de ülkede milyon dolar tutarında yatırım yapmalısınız. 6- Arnavutluk Arnavutluk, bu konuda ucuz olan memleketler birisi. Burada da tabii ki yatırım yapmanız gerekmektedir ama bu tutar diğer ülkelere göre oldukça kafi 200 bin dolar. Evet rakam daha az ama şöyle bir şartları daha var; yapacağınız bu yatırımın istihdam sağlaması gerekiyor. 7- Avusturalya Avusturalya son dönemlerin popüler ülkelerinden birisi. Ama aynı zamanda vatandaşlık alınması en pahalı olan ülke diyebilirim. İlk olarak ülkeye milyon dolar yatırım yapmanız gerekli. Böylece size yatırımcı vizesi denilen bir vize verilmekte. Bundan 4 yıl sonra da nüfusa +1 olarak eklenmeye hak kazanıyorsunuz. 8- Belçika Belçika! Eğer paranız yeterli değilse ve Avrupa'da vatandaşlık veren ülkeler arıyorsanız buyrun Belçika'ya. Belçika yatırım yapmanızı istemiyor. Eğer 5 seneden uzun zamandır burda ikamet ediyorsanız, sınırsız oturma izni alabiliyorsunuz. 5 ile 10 yıl arasında müracaat yapılabiliyor. Ancak belirteyim Yabancılara verilen yurttaşlıklar farklı türlerdeoluyor. 9- Yeni Zelanda Yeni Zelanda da son yıllarda bir hayli popüler olan ülkelerden bir tanesi. Bu ülkenin esas niyeti istihdam oluşturulması. Bunu yalnızca yatırımcı olarak da değil, kalifiye eleman olarak da düşünüyor. Eğer yatırımcıysanız, hükümetin belirlemiş olduğu alanlarda, 1 ile 7 milyon dolar arasında değişen miktarlarda yatırım yapmanız gerekiyor. Eğer işçi olarak gelecekseniz de, yine hükümet tarafından belirlenmiş alanlarda yeterli olduğunuzu onlara kanıtlamalısınız. 10- Guatemela Bu konu da çok önerilen bir ülke olmamakla beraber tabii ki zevkler ve renkler tartışılmaz. Örnek teşkil etmesi için listeye ekledim. Gayet kolay ve net bir istekleri var beş yıllık devlet tahvillerine en az 50 bin dolarlık yatırım yapılması. 11- İsviçre İsviçre, başka ülkeden vatandaşlık almak için en çok zorlanacağınız ülkelerin arasında. Bununla beraber para pul istemediği için biraz sabretmeniz gerekli. Ülkede en az 12 yıl yasal olarak çalışmanız gerekiyor ve ardından müracaatta bulunabilirsiniz. Ama tabii bu ülkede çalışmak için onların size ihtiyacı olduğu gerçeğini kanıtlamalısınız! 12- Uruguay Uruguay için herhangi bir yatırım yapmanıza gerek yok. Güzel haber değil mi? Ama yine de aylık gelirinizin en az dolar olduğunu ispatlamalısınız. Bu işlemden sonra ilk önce geçici ikamet verilmekte. 5 yıla kadar sabrederseniz eğer diğer Uruguay halkı ile yurttaş olabiliyorsunuz. 13- İngiltere İngilterede yatırım yapılmasını isteyen ülkeler arasında. bunu zaman içinde yapabilirsiniz. Vatandaşlık müracaatı yapmadan önceki beş yıl boyunca Birleşik Krallık toprakları içerisinde toplam 1 milyon poundluk yatırımınız olmak mecburiyetinde. 14- Almanya Gelelim pasaportu en güçlü ülkelerden bir tanesi olan Almanya'ya. Üstelik bu konu da bir hayli gerçekçiler ve istedikleri şeyler de daha mantıklı. Almanya yatırım için sizden 250 bin Euro istiyor. Ancak bir koşulu daha var Yapacağınız yatırımın 30 Alman vatandaşını istihdam etmesi gerekiyor. Yani herkese yarayacak, kazan – kazan durumu oluşturacak gayet makul bir anlaşmaları var. 15- Singapur Singapur pasaportu da dünyanın en kuvvetli pasaportları arasındadır. O yüzden rahat seyahat etmek istiyorsanız burayı düşünebilirsiniz. Üstelik burda gelir vergisi de düşük olduğu için, bir çok insan yurttaşlık için başvuruyor, yani Singapur aslında yatırım için iyi bir ülke. Yapacağınız yatırımın en az 2 milyon dolar olması gerekmektedir. 16- Karadağ Euro'ya kolayca Karadağ vatandaşı olabilirsiniz. Güzel ülke tabii, neden olmasın? 17- Letonya Letonya için önünüzde iki şık bulunuyor ve bence ikisi de en kolay hangi ülkenin vatandaşı olunur, sorunuza cevap olacaktır. Bir tanesi 250 bin Euro'luk emlak almanız gerekmektedir. Bunun ardından vatandaş olabiliyorsunuz. Diğeri Bir banka hesabı açacaksınız, buraya 300 bin Euro yatıracaksınız ve 5 sene boyunca o parayı unutacaksınız. 5 yıl sonunda 25 bin Euro'ya yurttaşlık alabilirsiniz. Üstlelik paranız da sizin olur! İkinci seçenek daha cazip gibi ne dersiniz. Sevgili Timetürk okurları, önemli olan hangi ülkenin vatandaşı olduğunuz değildir, nasıl güzel bir hayat yaşadığınızdır! Sevgiler! Hazırlayan Özlem Akçin Özlem Keşifte Bu yazı alınmıştır.
Soru Cevap1 yıl önce1 Cevap469 KezBir yurttaş olarak sorumluluklarımız nelerdir sorusunun cevabı için bana yardımcı olur musunuz? Bu soruya 1 cevap yazıldı. Cevap İçin Alta Doğru İlerleyin. İşte Cevaplar BİLGİNİN IŞIĞI2021-06-03 004315Cevap Bir yurttaş olarak sorumluluklarımız nelerdir? sorusunun cevabıBir yurttaş olarak insanların birçok sorumlulukları vardır. Bunlar yurttaşların birbirine olan sorumlulukları ve devlete olan sorumlulukları şeklindedir. Yurttaş olmak, aynı vatan toprağı üzerinde aynı kaderi milletçe yaşamak ve üstesinden gelerek hayata devam etmek prensiplerini yurttaş olarak sorumluluklarımız şu şekildedir Bir yurttaş olarak erkekler askere gitmektedir. Bir yurttaş olarak insanlar vergi vermektedir. Bir yurttaş olarak insanlar seçme ve seçilme hakkı kullanmaktadır. Bir yurttaş olarak vatanına, devletine, milletine ve bayrağına bağlı insanlar olmak. Bir yurttaş olarak ahlaki, örfi ve idari kanunlara bağlı olarak yaşamak. Bir yurttaş olarak vatansever, milliyetperver ve devlete itaatkar olarak yaşamak. Bir yurttaş olarak hukukun üstünlüğüne inanmak. Kanunlara uymak. Karşılıklı hak ve özgürlüklere saygılı olmak. Bu cevaba 0 yorum yazıldı. Soru Ara? den fazla soru içinde arama YazBilgilendirme 2022 yılı YKS, AÖF, AUZEF, ATA-AÖF, AÖL, LGS, AÖO, AÖIHL-MAÖL, YDS, TUS, MSÜ, ALES, KPSS, İSG, YKS, DGS, EUS, TYT, AYT, ADES, ADB, Amatör Denizcilik Eğitimi Sınav takvimleri belli
İyi Yurttaşlık ile ilgili etkinliklere geçmeden, sınıfta veya aile içinde aşağıdaki yazıyı okuyunuz ve değer üzerinde aranızda tartışınız. Yazıya eklemek istediğiniz düşünceleriniz varsa bizimle paylaşın. Değer ŞİDDETTEN KAÇINMA Alt Değer İYİ YURTTAŞLIK Yurttaşı şöyle tanımlayabiliriz Bir ülkede yöneten ve yönetilen diye tanımlayacağımız iki grubun toplumsal ilişkisi çerçevesinde, hak ve ödevlerinin bilincinde olan ve onları yerine getirmekle yükümlü bireydir. Şöyleki, yurttaşın ülkesine karşı olduğu gibi, devletinde vatandaşına karşı görev ve sorumlulukları vardır. Ancak bizim işleyeceğimiz iyi yurttaşlık değeri, bizim vatanımıza karşı sorumluluklarımızı ve tutumumuzu içerecektir. Bir birey olarak; çeşitli adlar altında vergi vermek, yapmak, katılmak başlıca yurtttaşlık görevlerimizdir. Peki bu sorumlulukları alana kadar kendimizi nasıl yetiştireceğiz? İyi yurttaş adayı bir öğrenci Okulda; arkadaşlarına eşit davranır, arkadaşlarının fikirlerine saygılı olur, dinlemeyi bilir, birlikte bir şeyler paylaşmayı öğrenir, kendine olan güveni gelişir. Herkese hoşgörülü ve dürüst davranır, kurallara uyar, kavga etmez, problemlerini konuşarak halleder. Derste söz isteyerek konuşur ve düşüncelerini çekinmeden söyler. Sınıfta ve okul içinde mala ve malzemelere zarar verici davranıştan sakınır. Arkadaşlarını huzursuz edici şekilde hareket etmez. Kendi hakkını savunurken, başkasını kırmaz ve başkasının hakkına el uzatmaz. Öğretmenlerini sayar ve itaat eder. Evde; anne va babasını sever, sayar ve itaat eder. Kardeşleriyle iyi ilişki kurar, onlara değer verir. Alınacak kararlarda pay sahibidir. Üzerine düşen görevleri eksiksiz yerine getirir. Görev ve sorumluluklarının bilincinde olup, diğer aile fertlerine saygılı ve paylaşımcıdır. Ev ekonomisine tutumu ile katkıda bulunur. Toplumda; sosyal çalışmalara katılır. Bilinçli tüketici olur, doğaya saygı gösterir ve korur. Kent kurallarına uyar. Trafik kurallarını öğrenir ve uygular. Herkese saygı göstermeyi bilir ve sorumluluklarını yerine getirir. En önemlisi insana değer verir ve haklarını savunur. Kendini doğru ifade eder, insanlarla rahat iletişim kurar. Saygılı, cesaretli, hoşgörülü, dürüst, açıkgörüşlü, herkese eşit davranan, adaletli, yasalara titizlikle uyan, sorumluluklarının bilincinde, uzlaşmacı bir tutum sergiler. İyi bir yurttaş olursak, yurdumuzda barışa yardımcı oluruz. Bunu gerçekleştirdiğimizde diğer ülkeler de bu şekilde davranacağından dünyada barış olacaktır. Peki nasıl iyi bir yurttaş olacağız? Yurdumuzu çok severek. İyi yurttaş işini en iyi yapan insandır. Ancak bencillik insanın doğasından yok edildiği vakittir ki ülkede saflık ve temizlik olacaktır. En iyi yurttaş, bencilsiz bir sevgiyle, anavatanına hizmet sunan yurttaştır.
iyi bir yurttaş nasıl olunur