Bu yüzden her ismin anlamına bakmanızı öneriyoruz. Anlamına baktıktan sonra o ismi çocuğunuza koyun. Örneğin Kuran’da Meryem ismi de geçiyor Lena ismi de geçiyor. Meryem ismi Hz. Meryem’in (s.a) ismi olarak geçerken Lena ismi ise “bize” anlamına gelen bir isimdir. Bu yüzden Kuran’da gördüğünüz her isim güzeldir
Kuranda mukatta harfleri arasında geçen ve anlamı eksik kelimeler, Tâhâ Suresi'ndeki 31. ve 32 Kur'ân'da geçen; evren ve dünyanın yaratılması
İsmail ve diğer peygamberlerin başından geçen olaylar anlatılmıştır. Bu olaylar kutsal kitabımızda ders ve öğüt veren bir dil ile anlatılmıştır. Kur’an’da sadece peygamberler hakkındaki kıssalar değil toplumlar ve geçmiş hakkındaki kıssalar da anlatılmaktadır. Kur'an-ı Kerimde Kaç Tane Kıssa Vardır? Kur'an-ı
Kuranda bazı kelimeler var Hz. Ömer bile bunun anlamı nedir diye sormuştur. Kur'an'ın müfessiri denilen ve peygamber efendimiz amcaoğlu olan Abdullah bin Abbas Kuran'da geçen bazı kelimelerin anlamlarını çöldeki bedevilerden öğrenmiştir.
7 Eylül 2021. Kur’an’da geçen bir kavram da “Ruhu’l Kudüs” kavramıdır.”. “ روح ” Ruh ve ” القدس ” Kuds sözcüklerinden meydana gelen bir izafet (belirtili isim tamlaması) olan bu kavram, Kuran’da dört yerde geçmektedir. [1] Kur’an’da ruh kavramı, “er-rûh” şeklinde tek başına kullanıldığı
cash. Kuran’da geçen isimler ve anlamları Kız ve erkek bebekler için Kuran’da geçen isimleri özel haberimizde bulabilirsiniz. Doğacak bebeğiniz için isim seçerken, manasına mutlaka dikkat edin. Bildiğiniz gibi, insanlar isimlerinin anlamını karakterinde taşırmış. Kuran’da geçen A harfiyle başlayan isimler Eğer, bebeğiniz için A harfiyle başlayan bir isim arıyorsanız, aşağıdaki listeden faydalanabilirsiniz. ACAR Cesur, becerikli. AFRA Ayın on üçüncü gecesi. Beyaz toprak. AHSEN Daha güzel, çok güzel, en güzel. AKAY Dolunay. ALGAN Fetheden, alan ALYADUA Gökyüzünün yakarışı. ARDA Hükümdar ya da kumandan asası. AYŞIL Ay gibi ışıl ışıl. AZRA Namuslu ve tertemiz kadın. Kuran’da geçen B ve D harfiyle başlayan isimler Kız ve erkek bebekler için Kuran’da geçen B ve D harfiyle başlayan isimler listesini aşağıda bulabilirsiniz. BARAN Yağmur. BELİNAY Cennette peygamber çiçeği BENGİSU Ebedilik, ölümsüzlük veren su. BEREN Güçlü, kuvvetli. Akıllı. BERFİN Kardan yapılmış, tertemiz. BERRA Doğru sözlü, hayır işleyen kimse. BERRE Temizleyici. BETÜL Erkekten çekinen, erkeklere yaklaşmayan namuslu kadın. BÜŞRA Mutluluk getiren haber. BUĞLEM Cenneti müjdeleyen melek. BURAK Hz. Muhammed’in Miraç’ta bindiği atın ismi. DALAN İnce, narin, zarif manasına gelir. DALYA Yıldız çiçeği. DİDAR Yüz, çehre. Görme, görüşme. DUHA Kuşluk vakti. Kuran’da geçen E harfiyle başlayan isimler Manasıyla birlikte Kuran’da geçen ve E harfiyle başlayan bebek isimlerini aşağıda bulabilirsiniz. EBRAR Hayır sahipleri. İyiler, dindarlar, aslı sözü doğru olanlar. ECHER Son derece güzel kadın. ECİR Bir iş ya da emek karşılığı verilen şey. Sevap. Aziz sevgili. ECRİN Allah’ın hediyesi. EFGAN Figan, ağlayıp inleme, feryat. EFSA Cennet ırmaklarından birinin adı. ELYESA Kur’an-ı Kerim’de adı geçen bir peygamber. EMİN Korkusuz kimse. Emniyette olan. İnanan, güvenen. İnanılır, güvenilir. EMİR Bir kavmin, bir şehrin başı. Büyük bir hanedana mensup kimse. Peygamberimizin soyundan gelen. EMRE Aşık, dost. Beylerbeyi. Büyük erkek kardeş. ENER En yiğit, en kahraman kişi. ENSAR Yardımcılar, muavinler, müdafiler, koruyucular. Medine’ye hicretle Mekkeli muhacirlere yardım eden. ERAY Ay gibi parlak, temiz erkek. ERÇİN Merdiven, basamak. ERVA Çok güzel genç. Son derece cesur ve yiğit adam. ERVA Temiz ahlaklı kız ESLEM Allah’a teslim olmak anlamında. ESREFUNNISA Kadınların en şereflisi, hanımların en onurlusu. EYÜB Sabırlı. Dönen, pişman olan, günahlarına tövbe eden. Güzel sabır sahibi. EZGÜ Makam, hava. EZRA Sözü düzgün insan. EZRAK Mavi gözlü. Gök rengi saf ve temiz su Kuran’da geçen F harfiyle başlayan isimler Bebeğiniz için F harfiyle başlayan isimler arıyorsanız, anlamıyla birlikte aşağıda bulabilirsiniz. FERMA Emreden, buyuran. Amir. Kız ve erkek ismi FEYZAN Çok bereketli, çok verimli. FÜSUN Büyü sihir. Şaşırtıcı güzelliğe sahip. GİZEM Sır karşılığı olarak kullanılan bir kelime. GONCA Henüz açılmamış gül, tomurcuk. GÜRKAN Bol kan. Genç, taze, gelişmiş, serpilmiş. Kuran’da geçen İ ve K harfiyle başlayan isimler Erkek ve kız bebekler için İ ve K harfiyle başlayan isimler sözlüğü aşağıda yer alıyor. İCLAL Kudretli büyüklük. İLTEBER Eski Türklerde vali, kumandan anlamlarında unvan. İREM Cennet bahçesi. KANSU Çin’in kuzey batısında önemli bir sınır kenti. Çin’de müslümanların en çok bulunduğu eyalet. KARİN Yakın. Nail olan. Hısım komşu. Mabeynci. KATRE Damla. Damlayan şey. KAYHAN Sert, güçlü sesli okuyucu, kayayı bile delecek güçte sesi olan okuyucu. KAYRA Allah yardımı; Allah’tan ya da büyük bir kimseden gelen iyilik, kayırma, yardım, destek. KAYRAL Kayrılan, himaye edilen. KEREM Cömertlik, soyluluk büyüklük. KEVSER Cennette bulunduğuna inanılan kutsal su. KORAY İyice kor rengine gelen ay. KORÇAN Ateşli, canlı, hareketli. KÜBRA Büyük olan Ekber’in müennesi. KUMRU Güvercinlerden, uzunca kuyruklu boynunun yanlarında benekler bulunan ve güvercinlerden daha küçük olan boz renkli kuş. Kuran’da geçen M harfiyle başlayan isimler Kız ve erkek çocuklar için Kuran’da geçen isimlerden M harfiyle başlayanlar aşağıda yer alıyor. MARZIYE Allah’ın kendisinden razı olduğu, Rabb’ine varmaya hazırlanmış kişi anlamındadır. Bunun diğer bir formu olan isim ise Raziye’dir ki, Allah’tan razı olmuş kişi, Allah’ın kaderine razı olan kadın. MERİH Dünya’dan sonra güneşe en yakın olan gezegen. MERT Sözünün eri, sözünde duran. MİNA Liman. MİRAY Ayın ilk günleri. Kuran’da geçen O harfiyle başlayan isimler O harfiyle başlayan, Kuran’da bulunan isimlerin listesini bulabilirsiniz. OGÜN Anımsanan belirli bir günde doğan. OĞUZ Mübarek, saf ve iyi yaratılışlı. Genç, sağlam, güçlü. Türk efsanelerinde geçen büyük bir kahraman. Büyük bir Türk boyu olarak kullanılır. ONUR Şeref, haysiyet, izzet-i nefs. ORHUN Orta Asya’da bir ırmak. Orta Asya Türklerinin kullandığı en eski yazı. Yüksek, yüce Hun anlamında. OYTUN Kutsal, mübarek. Beğenilen, güzel yer. OZGAN Öne geçen, kazanan, başarılı. Kuran’da geçen R ve S harfiyle başlayan isimler Bebeğiniz için R ve S harfiyle başlayan bir isim arıyorsanız, aşağıdaki listede manasıyla birlikte bulabilirsiniz. RANA Güzel göze hoş gelen. RAVZA Suyu yeşilliği bol olan yer bahçe. SARA Prenses. Hz. İbrahim’in hanımı. Halis, katkısız, temiz. SARE Saf, temiz. SARP Çetin, sert, şiddetli. Dik, çıkılması ve geçilmesi zor. SARPER Sert, güçlü erkek. SEDEF Bazı deniz hayvanlarının “midye, istiridye gibi” sert, beyaz ve parlak kabuğu. Bu kabuktan yapılmış veya süslenmiş eşya. SEDEN Uyanık, tetikte, gözü açık olan. SELEN Sel gibi coşkun, taşkın kimse. Kız ve erkek adı SELİKA Güzel konuşma ve yazma kabiliyeti. Kız ve erkek adı SELVA Tih çölünde bulundukları sürece, İsrailoğulları’na Allah tarafından kudret helvasıyla birlikte, karınlarını doyurmak için gönderilen kuş. SEMA İşitme, duyma. Musiki dinleme. Gökyüzü. Felek. SENA Övgü ile ilgili. Şimşek parıltısı. Şükretme. SERTAÇ Baştacı, çok sevilen, sayılan. SERTAP İnatçı, direngen. SEVDE Siyah, esmer, esmer güzeli. Mü’minlerin annelerinden birisi Hz. sevde. SEVİL Her zaman sevilen, beğenilen biri olma temennisi. SEZER Duyar, hisseder, anlar. Kız ve erkek adı SORGUN Bir tür söğüt ağacı. Sıtkı, sert. Çok uzun ve güzel saç. SOYHAN Han soyundan gelen. SUDEN Peygamber efendimizin cennette en çok sevdiği ağacın adı. SÜSEN Çiçekleri iri, güzel görünüşlü ve kokulu bir süs bitkisi. Zambak. Kuran’da geçen T harfiyle başlayan isimler Aşağıdaki listede Kuran’da bulunan T harfiyle başlayan isimler ve anlamlarını sunuyoruz. TAHİRE Hz. Fatıma’nın tertemiz olduğunu anlatan isimlerinden biri. Bu isimle, Fatıma’nın Peygamberimiz’den bir parça olduğu bilgisine atıf yapılır. TUANA Cennete düşen ilk yağmur damlası. Kuran’da geçen Z harfiyle başlayan isimler Son olarak, Z harfiyle başlayan kız ve erkek çocuklar için isimlerin sözlüğünü aşağıda bulabilirsiniz. ZEHRA Gül yüzlü, parlak yüzlü, çiçek simalı. ZEKİYE Anlayışlı, kavrayışlı, zeka sahibi. ZİNNUR Nur saçan. ZİŞAN Şanlı, şerefli. Canlı. Bir tür lale. Kız ve erkek adı ZÜMRA Güzel iyi ahlaklı, zeki bilgili kadın. Hamilelik lekeleri için bitkisel çözüm! Peki, hamilelik lekeleri ne zaman başlar ve nasıl geçer? öğrenmek için bu makaleyi okuyun. Edebiyat öğretmeni. Mesleğini 5 yıldır özel bir okulda sıradanlıktan uzak halde yürütüyor. Yaklaşık on yıldır yazıyor. Üç kitap ve iki proje kitabı var. Bilgiye aç. Felsefeye takıntılı. Fotoğrafçı. Gezmeyi sever. Yazmak hobisi. Dizi izlemez, dize gelmez. Tv de kayda değer program izler. Az uyur. Korku filmi sever... Bekar. Önceki hayatında kati kediydi. Nüktedan. Akıllı değil! Parlak zeka. Güneşe aşık ve denize tutkulu.
1202 Son Güncelleme 1203 Pars İsminin Anlamı Nedir? Pars ismi, erkek çocukları için tercih edilen isimler içinde yer alır. "Pars" ismi, Türkçe kökenli isimler arasında yer alır. "Pars" isminin anlamı ise şu şekilde açıklanabilir; Pars, kedigiller ailesine ait olan bir hayvan türü olarak bilinir. Genellikle de Asya ve Afrika kıtasının en sıcak bölgelerinde yaşayan Parslar bazı zamanlarda yaşayan ve benekli desenlere sahip olan genellikle siyah renkli ve düze bir hayvan türü olarak bilinirler. Pars, atik, yırtıcı ve vahşi hayvan türlerinden birisidir. "Pars" isminin bir diğer anlamı ise yüksek ve yüce olması gerekir. İsmin bir başka anlamı ise kerpiç ve oturma odalarında kullanılan sedirler demektir. Pars İsmi Kur'an'da Geçer mi? Türkçe kökenli kelimeler arasında yer alan kelimelerden birisi olan "pars" ismi bu nedenle Kuran-ı Kerim'de yer almaz. Diğer taraftan da anlamlarında herhangi bir aşağılanma olmadığı için isim olarak kullanılabilir. Pars İsminin TDK Sözlük Anlamı Ne Demek? Pars kelimesi günlük hayatta en sık kullanılan kelimeler arasında yer alır. Pars ismi, Farsça dilinden dilimize geçmiş olan bir isimdir. Pars kelimesinin TDK sözlüğündeki anlamı ise şu şekildedir Kedigillerden, genellikle de Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, postu düz bazen de benekli, siyah, çevik, etçil, yırtıcı, memeli hayvan, panter, leopar, pelenk Panthera pardus şeklinde çeşitli anlamlarla bilinir. Akif İsminin Anlamı Nedir? Akif İsmi Kur'an'da Geçer Mi, Tdk Sözlük Anlamı Ne Demek?
Bebeğe Kuranda Geçen İsim Vermek Bebeklere Kuran-ı Kerim’de geçen isimlerden vermek birçok Müslüman toplumda gelenek halini almıştır. Özellikle bu isimlerin bebeklere verilmesinin sevap olduğu düşüncesi ve Kur’anda geçen isimlere sahip olan insanların hayırlı kabul edildiği inancı bu durumu pekiştirmektedir. Peki, Kur’an-ı Kerim’deki her kelime kız ve bebek ismi olmak için uygun mudur? Bebeklere Kur’anda geçen isimleri seçerken nelere dikkat etmek gerekir? Bebeklere Kuranda Geçen İsim Seçerken Bebeğinize Kur’anda geçen bir isim vermeye karar verdiniz; ama bu ismin bebeğe verilip verilmemesi gerektiğini bilmiyorsunuz, o halde Budizzz İsimler Sözlüğü’nün ayrıntılı açıklamalarına göz atabilir ya da aşağıdaki önerilerimize dikkat edebilirsiniz Öncelikle bebeğinize vermeyi düşündüğünüz ismin gerçekten Kur’an’da geçip geçmediğini bizzat kontrol etmenizi tavsiye ederiz; çünkü internetteki bilgi kirliliği nedeniyle bazen yalnızca Arapça kökenli olan isimlerin de Kur’anda geçtiği iddia edilebiliyor. Bu sebeple bizzat ismin Ku’anda geçip geçmediğini kontrol etmeniz gerekebilir. Ayrıca, ismin kökenine de dikkat edebilirsiniz. Örneğin, Osmanlıca isimler arasında olan birçok Farsça ismin internette Kur’anda geçtiği söylenmesine rağmen, aslında yalnızca Arapça kökenli isimler Kur’anda geçiyordur. Böylece, yalnızca kökeni bakmak da ismin Kur’anda geçip geçmediğini anlamınızı sağlayabilir. Kur’anda geçen her ismin bebeklere verilip verilmemesi gerektiği de bir başka önemli sorudur; çünkü sırf Kuranda geçtiği için verilen isimlerden bazılarının anlamları pek de olumlu değildir. Örneğin, Kuranda geçen kız isimleri arasında olduğu söylenen Sanem isminin anlamı Arapçada put’ demektir. Kur’anda geçen erkek isimlerinden biri olan Bekir ise deve yavrusu’ anlamına gelmektedir. Ayrıca, bazı din adamlarına göre Allah’ın isimlerinin bebeklere verilmesi de her zaman uygun değildir. Örneğin, Samet ismi kimseye muhtaç olmayan’ anlamına gelir ve bu durum Allah’a mahsus olduğu için bebeklere verilmemesi gerektiği söylenir. 5 Kuranda Geçen Kız İsmi Önerisi Kız bebek isimlerinin Kuran’da geçenleri arasından sizin için seçtiklerimiz Nisa 1. Kuran-ı Kerim’de bir sure. 2. Kadın. Meryem 1. İbadet eden kadın. 2. Hz. İsa’nın annesinin adı. Ecrin 1. Allah’ın verdiği hediye. 2. Sevap. Berra Bereket getiren. Esila İkindi sonrası. 5 Kuranda Geçen Erkek İsmi Önerisi Erkek bebek isimlerinin Kuran’da geçenleri arasından sizin için seçtiklerimiz Gani 1. Allah’ın adlarından biri. 2. Zengin ve varlıklı. Feyyaz Bereket ve bolluk veren. İhsan 1. Bağışlama, af. 2. İyilik etme, iyilik. 3. Bağışlanan. Talha 1. Cennetle müjdelenen 10 sahabiden biri. 2. Cennette yeri olan kimse. Furkan Doğru ve yanlışı ayırt etme gücüne sahip kimse. Stoklar azalıyor. [max] adet kaldı!
KUR'AN DA GEÇEN, RÜKU VE SECDE KELİMELERİNİN, ANLAMI ÜZERİNE..... Bu makalemde sizleri Kur’an da geçen RÜKÛ ve SECDE konusu üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum. Kur’an da öyle kelimeler vardır ki, birden fazla anlamı vardır. Bu her dilde böyledir. Ayette hangi anlamda kullanıldığı çok net anlaşılır. Kur’an da SALÂT kelimesinin de tek bir anlamı yoktur. Ayetlerde, SALÂT diye geçen, bizlerin şekilsel olarak kıldığımız ve adına namaz dediğimiz anlama geldiği gibi, destek ve dua anlamlarına da gelir. Gelelim konumuza. Önce bizlerin sorumlu olduğumuz ayetlerin MUHKEM, yani şüphe duyulmayacak kadar açık ve anlaşılan ayetler olduğunu lütfen unutmayalım, bunu Allah Kur’an da söylüyor. Yani ayetlerde geçen kelimelerin anlamlarını, cümlede kullanılan haliyle anlamaya çalışalım, kendimiz farklı anlamlar vermeden. Kendimizce yorumlamadan. Allah bizlere ne diyor ona bakalım. Kur’an ayetlerine baktığımızda Rükû ve Secde kelimelerinin ortak anlamını, şekilsel- fiziksel hareketten de anlaşılacağı gibi, SAYGI GÖSTERMEK, BOYUN EĞMEK ANLAMLARINA GELİR. RÜKÛ öne eğilmek anlamındadır. Bu şekilde saygı gösterisini, hemen hemen her toplumda görebilirsiniz. Secde kelimesinin de saygı ve boyun eğmek anlamlarında oluşuna kanıt, fiziksel hareketinden çok rahat anlayabiliriz. Yere kapanmak yani tam bir teslimiyet anlamına da gelir. Tabi bu kelimeler cümle içinde kullanılan, daha farklı anlamları da vardır. RÜKÜ ve SECDE kelimelerine farklı anlamlar veren, farklı düşünenlerin olduğunu da söylemek isterim. Kur’an da SALÂT kelimesinin, namaz olmadığını söyleyen bazı kişiler, kıyam, rükû ve secdenin fiziksel namaz anlamında olmadığını, sadece ayakta saf tutarak saygı ile boyun eğerek Kur’an okunduğunu, yorulduğunda oturulup, daha sonra dinlendiğimizde tekrar ayağa kalkarak, saygı ve boyun eğen bir kul olarak, Kur’an okumaya devam edilmesi gerektiği Kur’an da anlatıldığını söylemektedirler. Doğrusu bu düşünce, ayetlerin MUHKEM oluşuna ters düştüğü gibi, Kur’an ın bu konudaki diğer ayetlerine baktığımızda, ileri derecede zorlanarak ayetlere anlamlar vermekten öte gitmeyeceğini söylemek isterim. Çok değil bir örnek vermek istiyorum. Kur’an okumak için, abdest almamız gerektiğinden Kur’an bahsetmez. Ama abdest alarak yapmamız gereken bir ibadet vardır ki, bu ibadette KIYAM, RÜKÜ VE SECDE YAPARIZ. Sizce bu salât/namaz, yalnız Kur’an okumak olabilir mi bu durumda? Demek ki bu rükû ve secde Allah ın huzuruna durup, ona bağlılığımızı, saygımızı gösterdiğimiz bir ibadet olduğu çok açık anlaşılıyor. Ayetlerde geçen kelimelere, lütfen bizler anlamlar yüklemeyelim. Allah o kelimelerle ayette bizlere ne anlatıyor, onu anlamaya çalışalım. Kendimiz farklı anlamlar yüklersek, ancak kendimizi kandırmış oluruz. Bakın Allah ayetinde ne diyor. Hac 26 Bir zamanlar İbrahim için, o evin yerini, şöyle diyerek hazırlamıştık Bana hiçbir şeyi ortak koşma, evimi; TAVAF EDENLER, KIYAMDA DURANLAR, RÜKÛ-SECDE EDENLER İÇİN TEMİZLE. Yaşar Nuri meali Aslında bu ayette Allah ne anlatıyor onu anlayalım, kelimelere farklı anlamlar vermeden. Demek ki bahsedilen yerde, Allah ın huzurunda saygı ile durarak yani kıyam ederek fiziksel, görsel ibadete başlanıyor, kıyam ve rükû ile yani saygıyla Allah a boyun eğdiğimizi göstererek, ibadetimizi saygımızı, hürmetimizi Yaradan a gösteriyoruz. Bu ibadetle bizler, hem şekilsel saygı, hem de dualarımızla bağlılığımızı Allah a gösteriyoruz. Bakara 125. Ali İmran 43. ayetlerde de bunu görüyoruz. Hac 77 Ey iman edenler, RÜKÛ EDİN, SECDE EDİN, RABBİNİZE KULLUK EDİN ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz. Diyanet meali Bu ve benzeri birçok ayetten de anlıyoruz ki, rükû ve secde saygı ve boyun eğmek anlamında bizzat fiziksel, şekilsel olarak yapılan bir ibadet ki, bunu yapmakla Allah a kulluk görevimizi yerine getirmiş oluyoruz. Secde kelimesi Kur’an da, kulluk görevini yapmak adına söylenmiş ise ayette, yalnız Allah a secde etmek anlamında kullanılmıştır. Ama secde kelimesi, kulluk etmek anlamında kullanılmadığı, yalnız saygı göstermek anlamında da kullanılmıştır. Örnek vermek gerekirse “Hani biz meleklere, “ÂDEM'E SECDE EDİNİZ” DEMİŞTİK. İblîs hariç olmak üzere, onlar hemen secde ettiler….Kehf 50” Bu ayette kullanılan SECDE kelimesi, şekilsel anlamda bir secde olmadığı, çok açık anlaşılıyor. Allah meleklere, Âdem e saygıyla boyun eğin, onun emrinde olun diyor. Çünkü ibadet ve kulluk adına secde, yani yere kapanarak boyun eğmek, yalnız Allah a yapılacak bir kulluk görevidir. Bu konuda Allah Neml 24 ve Fussilet 37. ayetlerde bu konuda çok açık bilgiler veriyor ve bizleri uyarıyor. Yusuf suresi 100. Yusuf 4. ayetler de yine secde kelimesi saygı göstermek, boyun eğmek, hürmet etmek anlamında kullanılmıştır. Rahman suresi 6. ayette de bitkilerin, ağaçların Allah a secde ettiği bilgisi verilir. Yaratılmış insan dışındaki tüm canlıların, Allah ın yaratılıştaki onlara verdiği görevlerine, eksiksiz boyun eğdiği örneğini de Kur’an da bu ayetlerden görebiliriz. Tüm bunlardan şunu çıkartabiliriz. İnsanların Allah a secdesi, yaratılmış üstünlüklerinden dolayı, diğer canlılardan farklı olarak şekilsel, fiziksel özel bir secdedir. Allah a boyun eğdiğimizi göstererek, onun önünde teslimiyetimizi kanıtlamak, Allah a karşı kulluk görevimizdir. Yani bizler Allah a teslimiyetimizi, saygımızı salât/namaz ile gösteririz. Bitkiler, hayvanlar ise secdesini, Allah ın onlara verdiği görevleri, tam ve eksiksiz yaparak secdelerini göstermektedirler. Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
Abstract Read online Öz Farklı kelimelerin aynı anlamı ifade etmesi şeklinde tanımlanan eş anlamlılık/terâdüf kavramının, dilde mevcudiyeti, modern dilbilimcilerin yanı sıra Kur’an ile bağlantılı olması bakımından İslâm âlimleri tarafından da tartışılmıştır. Bu âlimlerden eş anlamlığın dilde varlığını kabul edenler olduğu gibi kabul etmeyenler de olmuştur. Bu çalışmada, eş anlamlı olduğu iddia edilen kelimelerin Kur’an’da birbirinin yerine kullanılmasının Kur’an’ın sahip olduğu anlam ve ahenk bütünlüğü açısından doğru olmadığı ileri sürülmüş ve bu tür kelimeler arasında anlam açısından birebir benzerlik değil sadece yakın anlamlılık ilişkisinin var olduğu vurgulanmıştır. Bu düşünceden hareketle Kur’an’da geçen ve tefsirlerde birbirinin yerine kullanılan imrae ve zevc kelimelerinin anlam alanları tespit edilmeye çalışılmıştır. Sonuç itibariyle, imrae kelimesinin anlam alanı şöyle belirlenmiştir Eşler arasındaki inanç farkından ve iffetsizlikten kaynaklı ihanet, kısırlık, bekârlık/dulluk, kocanın eşine karşı ilgisizliği ve cehennem ehli olma. Zevc kelimesinin anlam alanı ise şu şekilde tespit edilmiştir Zevciyet/evlilik ve inanç birlikteliği. Bu nedenle, çalışmanın esasını oluşturan her iki kelimenin yakın anlamlı olmasına rağmen birbirinin yerine kullanılamayacağı sonucuna Eş anlamlılık, “iki ya da daha fazla kelimenin aynı anlama gelmesi” olarak tanımlanır. Bir dilde eş anlamlı kabul edilen sözcüklerin, o dilin anlatım gücünü artırdığı iddia edilse de anlam bulanıklığına sebep olduğu da görülmektedir. Eş anlamlılığın dil üzerindeki bu iki etkisi nedeniyle dilde mevcudiyeti, modern dilbilimcilerin yanı sıra İslam alimleri tarafından da tartışılmıştır. Bu alimlerden eş anlamlığın dilde varlığını kabul edenler olduğu gibi kabul etmeyenler de olmuş, “terâdüfçüler” ve “furûkçular” olmak üzere iki farklı kola ayrılmışlardır. Terâdüfçüler Arapçada ve dolayısıyla Kur’an’da eş anlamlı sözcüklerin bulunduğunu kabul ederken; furûkçular hiçbir sözcüğün başka bir sözcükle aynı olamayacağını, aralarında nüansların olduğunu kabul etmişlerdir. Kur’an’da kullanılan kelimeler rastgele seçilmemiştir. Kur’an’ın sözdizimindeki estetik boyutu onun i’cazının bir gereği olarak bir benzeri getirilemeyecek şekilde Yüce Allah tarafından tayin edilmiştir. Bu nedenle eş anlamlı olduğu varsayılan kelimelerin Kur’an’da birbirinin yerine kullanılamayacağı, kullanıldığı takdirde de ahengi ve estetiği bozacağı aşikârdır. Bu çalışmamızda da -imrae ve zevc kelimeleri bağlamında- Kur’an’da eş anlamlılığın mevcut olamayacağına dikkat çekmek çalışmada üzerinde durmaya çalışacağımız imrae ve zevc kelimelerinin, tefsir kitaplarında birbirinin yerine kullanıldığı ve bu kelimelerin Türkçeye “hanım, eş, karı, kadın” şeklinde tercüme edildiği görülmektedir. Nitekim meallerde de bu şekilde kullanılan kelimeler hem Arapça hem de Türkçede “eş anlamlı” olarak birbirinin yerine kullanılmaktadır. Meseleye Kur’an dili açısından bakıldığında ise bu kelimelerin birbirinin yerine kullanılmadığını belirtmeliyiz. Zira Kur’an, dikkatlice okunduğunda söz konusu sözcüklerin kullanıldıkları bağlamların farklılık arz ettikleri “kadın”ı ifade eden imrae kelimesinin Kur’an’da rastgele değil de çeşitli bağlamlar çerçevesinde kullanıldığını tespit etmekteyiz. Bu kelimenin Kur’an’da kullanıldığı bağlamları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz İmrae kelimesi Kur’an’da eşler arasında mevcut olan inanç farkından dolayı ortaya çıkan ihanet/hıyanet bağlamında, kadını ifade etmek için kullanılmıştır. Bu durumda, inkârcı olanın kadın olması mümkün olduğu gibi kocanın da inkârcı olması mümkündür. Nitekim kadının inkârcı olması durumunun en tipik örneğini Kur’an’da Hz. Nûh’un karısı ile Hz. Lût’un karısı oluşturmaktadır. Burada iki peygamber karısının, kocalarına iman etmemeleri, en azından münafıkça bir tavır sergilemeleri söz konusudur. Konuya ilişkin et-Tahrîm 66/10. âyetinde hem Hz. Nûh’un hem de Hz. Lût’un eşleri imrae kelimesiyle nitelendirilmiştir. Söz konusu peygamber hanımlarının bu inanç farklılığı âyette inkâr, şirk, nifak vb. terimlerle değil “ihanet” şeklinde ifade edilmiştir. Kocanın inkârcı/müşrik, karısının ise mümin olma durumunun örneğini ise Firavun ile karısı oluşturmaktadır. Kur’an, Firavun’u inkârcı bir kişilik olarak karısı Âsiye’yi ise Hz. Musa’nın davetine olumlu cevap veren Müslüman biri olarak takdim eder. Bu kadından Kur’an’da, adı zikredilmeksizin imrae diye söz edilmektedir. Bu ifade, el-Kasas 28/9 ve et-Tahrîm 66/11. âyetlerde olmak üzere tüm Kur’an boyunca iki kere geçmektedir. Evli oldukları halde eşlerden birinin diğerine -iffetsizlik neticesinde- ihanet etmesi durumunda da Kur’an’da kadın için zevc değil imrae kelimesi kullanılmaktadır. Bu konunun örneğini Mısır Azizi’nin karısının, evinde yetişen genç/delikanlı Yûsuf’a duyduğu arzuya kendini kaptırıp onunla birlikte olma isteği oluşturmaktadır. Kadının bu ihaneti sebebiyle Yûsuf 12/30. âyetinde onu tanımlayan sözcüğün imrae şeklinde kullanılması ve bu kadının yaptığı davranışın da Yûsuf 12/52. âyette ihanet olarak zikredilmesi dikkat çekicidir. İmrae kelimesi Kur’an’da çocuğu olmayan kadınları ifade etmek için de kullanılmıştır. Bu konunun örneklerinden biri ez-Zâriyât 51/28-29. âyetinde Hz. İbrahim’in eşiyle, Meryem 19/5. âyette ise Hz. Zekeriya’nın eşiyle alakalı olarak kullanılmıştır. Nitekim bu iki peygamberin eşi de kısırlık sebebiyle çocuk sahibi olmadıkları için ilgili ayetlerde imrae şeklinde nitelendirilmişlerdir. Konuya ilişkin bir diğer örneği de en-Nisâ 4/12. âyette çocuğu ve babası olmayan kelâle kadının imrae şeklinde nitelendirilmesi oluşturmaktadır. Bekâr ve dul olan kadınlar için de imrae kelimesi kullanılmıştır. el-Kasas 28/23. âyette Hz. Şuayb’in henüz evlenmemiş kızlarının durumu ile Âl-i İmrân 3/35. âyette geçen Meryem’in annesinin, kızı doğmadan önce eşinin İmran’ın ölmüş olması neticesinde dul kalması durumu bu başlık altında zikredebileceğimiz örneklerdir. Nitekim bu kadınları ifade etmek için de imrae kelimesi kullanılmıştır. Kur’an’da, imrae kelimesinin kadın için kullanıldığı iki durum daha söz konusudur. Bunlardan birincisi en-Nisâ 4/128. âyetinde kocasının kendisine karşı olan ilgisizliği ile karşı karşıya kalan kadını ifade etmek için kullanılırken ikincisi de el-Mesed 111/4. âyetinde Ebu Leheb’in karısı hakkında cehennemlik olan kadını ifade etmek için kullanılmıştır. Çalışmamızda üzerinde duracağımız bir diğer kavram olan “zevc/ezvâc” evlilik bağı olan her karı ve koca için kullanmaktadır. Âdem’in yaratıldığı özden eşi Havva’nın da yaratıldığının vurgulandığı en-Nisâ 4/1. âyetinde Hz. Havva’yı ifade etmek için zevc kavramı kullanılmıştır. Yine Allah’ın aynı özden yarattığı eşler arasına sevgi ve rahmet koymasının zikredildiği er-Rûm 30/22. âyetinde eşler zevc kavramıyla ifade edilmiştir. Kur’an’da zevc/ezvâc kelimesi, hem müminlerin inanç birlikteliği bağlamında hem de inkârcıların inanç birlikteliği bağlamında kullanılmaktadır. Nitekim Kur’an’da Resûl-i Ekrem’in eşleri için ezvâc kelimesinin kullanılması ve yine Yâsîn 36/55-56. âyetlerinde cennetlik olan müminlerin cennette aynı inancı paylaştıkları eşleriyle olan birlikteliklerini ifade ederken eşler ezvâc kelimesiyle zikredilmiştir. Bunun tam tersi diyebileceğimiz ve es-Sâffât 37/22. âyette kullanılan ezvâc kelimesi ise şirkte, inkârda aynı zihniyete sahip olanları ifade etmektedir. Sonuç olarak zevc, eş olmanın gerektirdiği hemen tüm durumları içeren bir kelime iken bu kelimenin gereklerinin tam olarak ortaya çıkmadığı durumlarda imrae kelimesi kullanılmıştır. İmrae ve zevc kelimeleri özelinden hareketle genel olarak eş anlamlılığın Kur’an’da zemininin bulunmadığını söyleyebiliriz. Bu nedenle, Kur’an’ın kullandığı kelimeler için “eş anlamlı” yerine “yakın anlamlı” ifadesinin kullanılmasının daha uygun olduğunu düşünüyoruz. Keywords
kur an da geçen kelimeler ve anlamı