Hayatta anı olarak kalıp bilgilere daha az ama detaylı şekilde; Daha az bilgiye ulaşır, Detaylı bilir, Görsel olarak tam bilgiye ulaşır. Çok okuyan; Kitaplardan, internetten, arşivlerden çeşitli yerlerden bilgiye ulaşılabilir. Hızlı olduğu kadar yazılı, görsel ve sesli olsa dahi çok gezen kadar detaylı bilgiye sahip olamaz.
Aslındagerçekten gezen çok bilir neden derseniz ortamı hissediyor. Yani okumak sadece gözle olur ve hayalinde canlanır ama bir yeri görmek havasını koklamak orada yaşayacağın anılar daha kalıcı olur o zaman gez dünyayı gör konyayı. Son cümlene koptum ya. Deneyimlemiş olur bir çok şeyi bunun öğretisi daha fazla zaten.
ÇokGezen mi Bilir Çok Okuyan mı Bilir Münazara. Çok gezen mi yoksa çok okuyan mı biliri münazara olarak ele alırsak eğer uzun bir konu olur. İkisinin de kendince haklılık paylarının olduğu gibi tartışılabilir. Kimilerine göre gezen, kimilerine göre okuyan daha bilgilidir. Önemli olan gezmek yada bilmekten öte neler
çokgezen değil çok okuyan bilir bir ğrnek vereyim çok okuyan bilir çünkü bazen canın sıkıldıında bile okursun çok okuyan bilir örnek vereyim çok okuyan şunları bilir kitap okur gazete okur dergi okur kısaca herşeyi okur. aleyna gül - 29.09.2014, 19:45 : saolun şekerim. deniz eriç - 30.09.2014, 17:44
5 Ekim 2020 15:45. Çok gezen mi bilir çok okuyan mı tartışmaya açık bir konu olsa da, bilinmesi gereken ikisinde de bildiğinin kendisine göre çok fazla olacağıdır. Yıllar öncesinde bahsediliyor olsaydı kendi düşüncem gezenin bileceği olurdu. Fakat günümüzde teknolojinin gelişmesiyle beraber çok okuyanın, çok
cash. “Çok gezen çok bilir ile ilgili kompozisyon” konusunu kısaca açıklamaya daha çok kabul gören gerçek çok gezen çok bilir düşüncesidir. Çok gezen gezip gördüğü yerleri çok iyi bilir. Çünkü insan görerek yaşayarak öğrenmeyi daha kalıcı hale getirmektedir. Çok gen kişi yeni yerlere gitmiş oluyor, yeni insanlarla tanışmış oluyor, yeni coğrafyaları görüyor. Gitti yerdeki yaşam koşullarını, gezilecek yerleri görmüş olduğu için çok gezen çok bilir sözüne de yalnızca okuyarak da bir şeyler öğrenebiliriz. Fakat belli bir süre sonra okuyup öğrendiğimiz bilgiler unutulacaktır. Oysa gezmek, görmek öğrenmeyi daha kalıcı hale getirmektedir. Çünkü insan gezerek bütün duyu organlarını bilgiyi öğrenmekte kullanıyor. Yani çok gezenin görsel ve işitsel hafızası ile bütün duyuları harekete geçiyor. Bu sayede çok gezen birçok bilgiye ulaşıyor. Örneğin İstanbul’un nasıl bir yer olduğunu anlatan bir kitap okumuş olalım. Kitap okuyarak İstanbul hakkında epey bir bilgi sahibi olabiliriz. Ancak aradan uzun bir zaman geçtikten sonra İstanbul hakkında edindiğimiz bilgileri unuttuğumuzu görürüz. Halbuki bir trene veya uçağa atlayıp İstanbul'a gitsek, İstanbul’un tarihi yerlerini, caddelerini, boğaz köprüsünü, çarşılarını gezip görsek, İstanbul ile ilgili birçok bilgiye ulaşırız. Bu bilgiler zihnimize olarak bir yer gezildikten sonra aylar, yıllar da geçse orayı unutmayız. Çünkü gezmekle öğrenmek çok daha kalıcıdır. Gezip görmenin öğrenmede bu kadar etkili olmasaydı Evliya Çelebi onca ülkeyi, şehri gezer miydi? Dolayısıyla O'na ait Seyahatname bile çok gezmenin bilmek üzerindeki etkisini açıkça göstermektedir. Şayet oralara gitmeseydi bu kadar bilgiye erişemezdi. Biz de onun gezginliğinin meyvelerinden nasipleniyoruz.
çok okuyan değil çok gezen bilir kompozisyon